Cirbin Ali

0
1382

Yine çok ara verdik. Gidemedik dağların çağrısına. Biblo çok sıkıldı..İşte o zaman başlar klasik Cuma diyalogumuz. Gece yarısı Emre aranır ve yuvacık’da adını hatırlayamadığımız mağaraya gitmeye karar veririz.

Konuşmadaki şifreleri çözen Biblo yarın sabaha hazırlıkları izler. Aslında her şey hazırdır, sadece çantalar kapı girişine yığılır. Biblo sabırsızca üzerine oturur. Yatarız gelmez..Saat kurmaya ne gerek var, sabah ilk iş sabırla beklenen saat geldiğinde Biblo’nun uyandırma servisi bizleri uyandırır.

Yuvacık barajına yola çıktığımızda hava halen yakıcı. Yol boyunca gözlemde olan Biblo baraja geldiğimizde pencerelerin açılması için camları tırmıklar. Emre arkeoloj. Doktora öğrencisi. Birde bitmek bilmeye dillere destan tezi var. O tez olmasa ne yapardık bilmem. Nasılsın’dan sonraki ilk sorumuz oluyor.

Yuvacık bölgesi marmara’nın karadeniz’e geçiş yaptığı bölge gibi görüyorum. Batı Karadeniz iklimi ve bitki örtüsüne öyle benziyorki , çoçukluğumda büyüdüğüm Kdz.Ereğli aklıma geliyor.

Yuvacık’a gittiğimiz her şeferinde klasik Mahir’in yerini ziyaret edip yukarı çıkarız. Mahir her zamanki gülümserliği ile bizi karşıladı. Çayımızı yudumladıktan sonra mağara’nın olduğu bölgeye gidiyoruz.

ANN_0004

ANN_0007

Giderken adını hatırlamaya çalışıyoruz. Bir sürü isim üretiyoruz ayak üstü. Veysel Dayı’nın yerine giderken hemen virajda yer alıyor mağara patikası. Orada da tabelası var. “Cirbin Ali Mağarası”.

ANN_0022

Mağara yolu yeşil ama zaman zaman çarşak üzerinde yürüyoruz. Samanlı dağlarının aslında tipik yapısı. Yürüdüğümüz mesafe kısa ama bitkilerin bol oksijeni bizler terletiyor.

ANN_0012

Çarşaklar Biblo için zorlu. Bu patikada yolculuk genelde kucağımda geçiyor.

ANN_0016 Sonunda mağara girişini buluyoruz. Serin bir hava üflüyor Cirbin Ali mağarası. Aslında daha sonra öğrendiğimiz kadarıyla mağaranın iki ismi var. Diğer ismi “Veysel Candan” . Veysel Candan “Veysel dayı”. Ama Cirbin Ali kim bilmiyoruz ve öğrenemedik de.

Cirbin Ali mağara girişi:

ANN_0017

Biblo siyah omuz çantasında mağara içine daldık. İlk defa giriyoruz ama soğucak mağara yapısına çok benziyor. Fosil galeri çok az. fay hattında bulunan soğucak mağarası yapısına benziyor. Ne kadar kaç metre ilerledik bilmiyoruz. Aslında bu seferki amaç ne ölçüm ne de keşif. Mağara özlemimiz ve keşif özlemizi gideriyoruz. İlerleyen mağarada bir noktadan sonra da geri dönüyoruz. Ne diyeyim…Enfes. Biblo mağaraları çok sevmiyor ama katlanıyor kızım bizim için.

Mağaradan çıkarak “Menekşe yaylasına” yol alıyoruz. Menekşe yaylasına vardığımızda Biblo çok mutlu Defalarca geldiğimiz yaylayı çok seviyor.

ANN_0038

ANN_0048

Menekşe yaylasında gölgeler uzamaya başlayınca yavaş yavaş İznik’e doğru yöneliyoruz. Bu yolu çok severim. İznik’e doğru ilerleyince önünüze ilk Kırıntı köyü gelir. Sonra gelen Sığırhisar mahallesi ise inanılmaz güzel manzaralar sunar. Birde sonbaharın ilerleyen zamanlarını görmeniz gerekir. Bu yolu offroad aracınız yoksa binek araçla almak çok da kolay olmayabilir.

ANN_0049 Güneşi kaybettik ama iznik’e vardık. İznik’e gelipde çini çarşılarına uğramadan yapamadık. Hep hayranlık uyandırır İznik çinisi ve onu yapan el emeği.

ANN_0058 ANN_0062 ANN_0082

Sevgili Emre Kuruçayırlı ile istanbul’a hoş sohbet eşliğinde nasıl geldiğimizi anlamadık. bu gezimiz Yuvacık’da başladı İznik’de son buldu. Gerisi şehirden çıkış ve giriş esnasında geçen sohbet zamanıydı. Mutlu bir anımızı daha keydettik.

 

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here