Vadiler arasında

0
902

Yine Cuma akşamı kararıyla Köroğlu dağları eteklerine gitmeye karar veriyoruz.O bölgede bulunan Geyve, Taraklı ve Göynük bölgesini gezmek ve varsa mağara keşfetmek istiyoruz.

harita

Sabah erkenden yola çıkıyoruz. Nuray yolda karnımızı doyuruyor. Ne demek bu derseniz önde yanımdaki koltuktan yemek dağıtımını Nuray yapar genelde. Kendi yerken bizi unutmadığı zamanlarda bizi besler. Bizde bu arada ayıp olmasın diye sesimizi çıkartmadığımız gibi yavru kuşlar gibi ağzımız açık bekleriz. Hele ben şöfor koltuğunda mavi yaka personeli olarak en son herkes yedikten sonra yeme hakkına sahibimdir. “Dur şunları bitiriyeyim sana vereceğim der”. “Bende biterse ne vereceksin” derim. Böylesine eğlenceli yolculuka birde dedikodular eklendi mi 2-3 saatlik yolculuklar kısa gelir. Muhabbet yarıda kesilir. Hani şöyle 10 saat sürecek ki doya doya konuşsun herkes..Biblo’nun eminim kafası şişiyordur.

İlk durağımız Taraklı. Anadolu kasabalarının çoğunda olduğu gibi Taraklı’nın pazarı da çevre küçük üreticilerin meyve sebzeleri bulunuyor. Ama Taraklı üzümü ile ile ünlü. Üzüm almadan geçmiyoruz.

ANN_0100 ANN_0097

Bu arada Ali’yi kaybediyoruz. Ben nerede bulacağımızı biliyorum. Esnak lokantasına dalmış. Biz dururmuyuz. Arkasında bizde dalıyoruz. Hani aç olduğumuzdan değil. Ali doydu bir daha bizi hiç bir yerde durdurmaz aç kalırız diye girip bizler de yiyoruz. Bu arada Biblo’yu da iyice doyurmayı ihmal etmiyoruz.

ANN_0093

Muhabbet esnasında Taraklı’dan Gölpazarı yolundaki fosil yataklarından söz açılınca yönümüzü Gölpazarı yönüne çeviriyoruz.

tarakli_golpazari

Ali ve Emre fosil yatağını hatırlayamıyorlar ancak doğanın görsel şölenleriyle keyifleniyoruz. Aslında sohbetten fotoğraf bile çekemiyoruz. Çektiğimiz karelerden:

ANN_0103 ANN_0106 ANN_0119

Fosil yataklarını bulamıyoruz ve Göynük’de kalacağımız otele doğru yol alıyoruz. Otele gitmeden önce Çubuk gölüne gidiyoruz. Önceki gezilerimizde burayı çok sevmiştik. Hatırlatayım bu göl vadiden akan derenin önüne heyelan olması ve derenin önünün kesilmesi ile oluşan heyelan göllerinden. Aynen Sünnet gölüne ve Sülüklügöle olduğu gibi.

Arkasında otele gidiyoruz. bu güzel otelde yalnızız. Otel “Göynül Doğa Oteli”. Neredeyse sadece biz ve otel sahibi var. Otel sahibinin oteli sahiplenme hikayesini ve yaptıklarını dinliyoruz. Ateş başında hem sohbet hem ateş içimizi ısıtıyor. Biblo bu sohbet sırasında uyumayı çok seviyor. Yanı başımızda koltukda uyuyor.

ANN_0142

Biblo öyle yorulmuş ki, kucağıma alıp öyle çıkartıyorum odamıza. Güzel ve temiz otelleri çok seviyor. Eğer otel kötü ise somurtuyor ve küsüyor bizlere. O akşam hepimiz güzel bir uyku çekiyoruz.

Sabah hava puslu ve yağışlı görünüyor. Biblo ile otel çevresinde kısa bir tur atıyoruz. Temiz çam ağaçlarının kokusu büyülüyor sabah sabah yağmur serpintisinde…Yürüyoruz Biblo ile birbirimize bakarak zaman zaman..

Sonrasında herkese katılıp kahvaltımızı yapıyoruz.  Arkasında yola çıkıyoruz. Biraz daha doğua sonra geldiğimiz yoldan tekrar Batı’ya İstanbul’a döneceğiz. Yollar sanki bizim sohbet sürecimiz. Gezilecek yerler ise durak noktalarımız ve Sünnet gölündeyiz:

ANN_0152 ANN_0162Sünnet gölünde çok oyalanmadan dönüş yolcuğumuza başlıyoruz. Geyve’de bir mağaraya bakacağız. Sonra İstanbul. Bir sohbet süresinde Geyve’ye varıyoruz.

Geyve’de mağaraya giden yol enfes. Biblo büyük keyifle küçük patileriyle bu yolları alıyor. Zaman zaman durup koklama ve işaret bırakma işini yapsa da hızlıca bize yetişiyor. Biblo genelde hür gezsede ben daima tetikde oluyorum. Genelde daha büyük köpekler tehdit oluşturuyor. Diyeceğim o ki herkes relaks, ben pür dikkat 🙂

ANN_0177 ANN_0178 ANN_0181 ANN_0183

Arkasından mağarayı buluyoruz. Aslında daha çok kovuk. Bu yüzden ölçümlemiyoruz.

ANN_0194 ANN_0201 ANN_0203

Mağara civarında vakit geçiyoruz sessizce.. Hani üzülmedik ama mağara olsaydı diye de içimizden geçirmedik değil.

Zaman geçti. Bir rüyamızı daha bitirdik. Evde oturacağımıza yol aldık, sohbet ettik, yeni insanlar tanıdık, hikayelerini dinledik, mağara umut ettiğimiz kovuğu bulduk. Kimse umut etmesin diye kayıt altında aldık. İleri de rüya gibi gelecek anılarımızı da buraya kayıt ettik. Belki hatırlar anarız birbirimizi, olayları diye.

Paylaş
Önceki haberCirbin Ali
Sonraki haberFısıltılar içinde uyuyor…

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here